BİR ÖDEV MACERASI

gitarisyen

Aşk şarkıları söylemeyi bıraktığımız gün her şeyimizi yitirdik biz. İşte o yüzden durmadan aşk şarkıları söylüyorum.

 

Ne ölümler yaşatırım

İçimde ben

Hiçbiri kalmaz kendime

Bir karlı bahar açar

Gözlerimde yankısız

Kendimi öldürmekten

Yenik düşerim kendime...

Bu sitenin içeriğinden tam olarak faydalanabilmek için sisteminizde

 

JAVA ve FLASH PLAYER

 

yüklü olmalıdır.

BİR ÖDEV MACERASI

 

Geçen akşam eşim Facebook'ta vakit geçirirken, oğlumun farklı bir sınıfta okuyan arkadaşlarından birisi mesaj yollamış: "Teyze, ben Doğan'ın arkadaşıyım, İngilizceden performans ödevim var, yapar mısın, ne olursun, çok önemli!" diye. Eşim de telaş içinde yanıma geldi:
 

- Çocuk yalvarıp duruyor, ne yapalım? Ben hiç anlamam İngilizceden. Yardım eder misin?
 

Ben de:
 

- Söyle ona; beni msn'ye eklesin. Oradan konuşalım, dedim.
 

Biraz sonra oğlumun arkadaşı Burhan, beni msn'ye eklemişti ve konuşmaya başladık:
 

- Merhaba Burhan, ben Doğan'ın babasıyım.
 

- Merhaba amca. Performans ödevim var, çok önemli.
 

- Nasılsın Burhan?
 

- İyiyim. Performans ödevim var. İngilizceden. Çok önemli.
 

- Tamam, telaşlanma yaparız.
 

- Ne olur amca, performans ödevim var. İngilizceden. Rüya anlatacağız. Çok önemli.
 

- Tamam. Şimdi bana nasıl olacağını söyle.
 

- Geçmiş zamanda olacak.
 

- Tamam. Simple Past Tense ve Past Continious Tense kullanacağız değil mi?
 

- Hayır, geçmiş zamanda olacak.
 

- Tamam işte, onlar geçmiş zaman. "When" ve "While" bağlaçları da kullanacağız, değil mi? Oğlumun da geçenlerde aynı ödevi vardı. O şekilde yapmıştım.
 

- 8. sınıf düzeyinde olacak amca. Geçmiş zaman olacak.
 

- Tamam, anlıyorum. Ben şimdi sana bir hikâye uydurup gönderirim. Sen biraz bekle.
 

- Hikâye olmayacak amca! Rüya olacak!
 

- Tamam işte, yani gördüğün rüya için bir hikâye uydurmayı kastediyorum.
 

- Geçmiş zamanda olacak ama!
 

- Tamam Burhan'cığım. Rüya geçmiş zamanda olur zaten. Başka zamanda olmaz.
 

- 8. sınıf düzeyinde olacak. Ne olur amca, çok önemli.
 

- Tamam Burhan, sen bir yarım saat bekle. Ben senin seviyende bir hikâye (pardon rüya) uydurur, altına Türkçe açıklamasını da yazar, msn'den sana gönderirim.
 

- Tamam amca.
 

Sonra "I saw a dream yesterday night..." diye başlayan bir hikâye (pardon rüya) uydurdum. Simple Past Tense ve Past Continious Tense kullandım ama geçmiş zamanda(!) uydurdum. 8. sınıf düzeyinde yaptım. "When" ve "While" bağlaçlarını kullandım. (Ama geçmiş zamanda oldu.) Yani Burhan'ı mutlu etmek için elimden geleni yaptım. Altına da satır satır Türkçe anlamını yazıp, Burhan'a gönderdim.
 

Burhan'cık her ne kadar -sanırım msn'den ödev dışında her şeyi almaya alışık olduğundan ve ödev almaya alışık olmadığından- önce gönderdiğim metin dosyasını almakta güçlük çekti ama sonra aldı.
 

Ben:
 

- İyice bir oku, bak, beğenmediğin ya da olmadığını düşündüğün yer varsa, ben buradayken bana söyle, değiştirelim, dedim.
 

- Tamam, dedi.
 

5 dakika sonra mesaj geldi:
 

- Tamam amca, çok güzel olmuş, eline sağlık.
 

- Tamam Burhan, bak senin istediğin gibi hem 8. sınıf oldu, hem rüya oldu, hem de geçmiş zaman oldu. Ben çıkıyorum artık, hoşça kal.
 

- Güle güle amca.
 

Ve böylece bir maceranın içinden daha başarıyla çıkmış oldum. Ertesi gün oğlum okulda Burhan'ı görmüş, kasıla kasıla yürüyormuş.
 

Ben de, Burhan'la yaşadığımız olay ve diyaloglar çok hoşuma gittiği için sizlerle paylaşmak istedim.
 

Not: Bu hikâyenin kahramanı olan gerçek kişilerin isimleri değiştirilmiş ve bazı diyaloglar biraz abartılmıştır.

 

(30 Aralık 2010)

 

gitarisyen

(M. Feridun GÜLSAN)

 

"YAŞADIKLARIM" Sayfasına Geri Dön

 

Tasarlayan: gitarisyen

 Bu site en iyi Internet Explorer ile 1024 X 768 çözünürlükte görüntülenir. © 2011