SUMURUN (1920) - Film İncelemesi

gitarisyen

Aşk şarkıları söylemeyi bıraktığımız gün her şeyimizi yitirdik biz. İşte o yüzden durmadan aşk şarkıları söylüyorum.

 

Ne ölümler yaşatırım

İçimde ben

Hiçbiri kalmaz kendime

Bir karlı bahar açar

Gözlerimde yankısız

Kendimi öldürmekten

Yenik düşerim kendime...

Bu sitenin içeriğinden tam olarak faydalanabilmek için sisteminizde

 

JAVA ve FLASH PLAYER

 

yüklü olmalıdır.

SUMURUN (1920) - Film İncelemesi

 
Orijinal / Türkçe Adı: Sumurun  
Ülkesi: Almanya  
Yapım Yılı: 1920  
Türü: Macera, Dram, Romantik  
Yönetmen: Ernst Lubitsch  
Oyuncular: Ernst Lubitsch, Pola Negri, Paul Wegener  

 

NOT: Aşağıda okuyacağınız yazı, tarafımdan 16 Eylül 2010 tarihinde yazılmış olup, aynı tarihte bazı değişikliklerle www.turkcealtyazi.org sitesinde yayınlanmıştır.

 

1920 yılında çekilmiş, görüntü kalitesi fena olmayan bir film. Gerçi yönetmen Ernst Lubitsch, bu filmde biraz karmaşık/dağınık bir kurgu kullanmış ve daha derli-toplu bir kurguyla daha iyi bir anlatım tarzı yakalanabileceği hemen göze çarpıyor ancak bu, filmin seyir zevkini bozmuyor. Filmde Ernst Lubitsch'i de kambur rolünde görüyoruz. Film, bir pandomimden uyarlanmış 6 bölümlük oryantal bir dram. Ancak tiyatral yaklaşımı yanında, aşk, romantizm, kara film hatta (yer yer) komedinin örneklerine de bolca rastlamak mümkün.
 

Filmde neredeyse her üç beş karede bir, en çok dikkatimi çeken şey; Ernst Lubitsch'in her şeye alaycı bir şekilde yaklaşması oldu. Hatta bazı sahnelerde bu alaycılık o kadar ileri gitmiş ki, neredeyse abartılı biçimde bir dalga geçmenin olduğu söylenebilir.
 

Yönetmenin en iyi filmi olmamakla (ve zayıf bir film sayılmakla) birlikte; 1920'li yılların film tekniğini görmek, yönetmenin anlayışını kavramak ve hoşça vakit geçirmek için izlenebilecek bir film. Film her ne kadar filmin ana karakteri olması gereken "Sumurun" adlı bir harem kadınının adını taşıyorsa da, filmin onun etrafında döndüğü pek söylenemez. Hatta filmdeki dansçı kızın daha etkili, uzun ve öyküsü olan bir rolü var. (Dansçı kızı, sessiz dönemin en ünlü yıldızlarından Pola Negri'nin canlandırması da bunda etkili olabilir.) Bu açıdan bakıldığında filmin biraz dağınık olduğunu ve çeşitli parçaların bir hikâye içinde toplandığını söylemek mümkün. Yine bu tarz eski filmlerde gördüğümüz uzak ve geniş plan çekimler yerine, yakın çekimlere yer verilmiş ve bu vesileyle oyuncuların yüz ifadelerini kullanıp, duygularını yansıtabilmelerine fırsat verilmiş.

FİLMİN KONUSU:
 

Sumurun, yaşlı şeyhin hareminde en sevdiği kadındır. Ancak Sumurun, genç bir kumaş tüccarı olan Nur al Din'i sevmektedir. Bir hokkabaz grubuyla ülkeyi dolaşan ve hırslı, fettan birisi olan dansçı kızın yolu da yaşlı şeyhin yaşadığı yere düşünce, bir esir tüccarının yardımıyla saraya girer ve hem yaşlı şeyhin güç ve zenginliğinden hem de yaşlı şeyhin oğlu genç şeyhin yakışıklılığından etkilenip ikisini birden idare etmeye kalkar. Bu arada dansçı kızın hokkabaz grubunda yer alan kambur adam da, dansçı kızı, uğrunda ölebilecek kadar sevmektedir ancak bu aşkın karşılığı yoktur. Bütün bu aşk oyunları, bazıları için kötü bir son hazırlayacaktır.

NOT: Gerçi filmde kötü bir makyajla yaşlı kadını canlandırmış ancak bence, filmdeki en güzel kadın yaşlı kadın rolünü oynayan Margarete Kupfer. Yakın plan çekimlerde açıkça görüleceği üzere gözlerinin güzelliği ve gençliği ortaya çıkıyor.

 

(16 Eylül 2010)

 

gitarisyen

(M. Feridun GÜLSAN)

 

"SİNEMA YAZILARIM" Sayfasına Geri Dön

 

 

Tasarlayan: gitarisyen

 Bu site en iyi Internet Explorer ile 1024 X 768 çözünürlükte görüntülenir. © 2011