KAUWBOY (2012) - Kısa Film Yorumu

gitarisyen

Aşk şarkıları söylemeyi bıraktığımız gün her şeyimizi yitirdik biz. İşte o yüzden durmadan aşk şarkıları söylüyorum.

 

Ne ölümler yaşatırım

İçimde ben

Hiçbiri kalmaz kendime

Bir karlı bahar açar

Gözlerimde yankısız

Kendimi öldürmekten

Yenik düşerim kendime...

Bu sitenin içeriğinden tam olarak faydalanabilmek için sisteminizde

 

JAVA ve FLASH PLAYER

 

yüklü olmalıdır.

 

KAUWBOY (2012) - Kısa Film Yorumu

 
Orijinal / Türkçe Adı:  Kauwboy
Ülkesi:  Hollanda
Yapım Yılı:  2012
Türü:  Aile, Gizem
Yönetmen:  Boudewijn Koole
Oyuncular:  Rick Lens, Loek Peters

 

Hollanda filmlerini ve Hollanda filmlerindeki çocuklara yaklaşım tarzını çok seviyorum. Bu filmlerde çocuklar kadar büyüklerin de işlenişi; insan ruhunun keskin bir şekilde siyahtan ya da beyazdan ibaret olacak şekilde iyi ve kötü olmadığının gösterilişi filmi izlerken oyuncuların canlandırdığı karakterleri olduğu gibi kabul etmenizi sağlıyor. Daha önce izlemiş olduğum, yine bir Hollanda filmi olan Minik Kurbağalar / Kikkerdril (2009) filmi de böyleydi. (Yine bir nevi korku filmi olmasına rağmen Hollanda yapımı olan De griezelbus (2005) filmi de benim için aynı kategoridedir.) Hollanda filmlerindeki hayattan alınmış (ya da alınabilme potansiyeli taşıyan), samimi, duygusal ve objektife yakın anlatım beni hep etkiliyor.

 

İşte burada da durum böyle. Sevgisini bir "cüce karga"ya yönelten küçük Jojo -belki de hayatla ya da babasının bazen sergilediği aksi tavırlarla ve ruh durumuyla baş edebilmek için- çocuksu dünyasının sürecini tamamlarken bir yandan da hem insan-hayvan hem de insan-insan ilişkilerine ışık tutabilecek bir bakış atmamızı sağlıyor.

 

Filmde Jojo'nun babasını aslında otoriter bir rolde izliyormuşuz gibi görünmemize rağmen, sıkıntıları, çelişkileri olan ama oğlunu çok seven bir baba portresini de başarıyla yansıttığını hissediyoruz. Büyüklerin çocuklar karşısında kuralları olması, bazen sert davranmaları, öfkeleri ya da çocukların -babanın öfkesini tetikleyen- haylazlıkları biz büyüklerin (filmde bir babanın) çocuklarını sevdikleri gerçeğini değiştirmiyor. Ve bu süreç filmde gerilime, izleyici açısından kızgınlığa ve aşırı duygusallığa yer verilmeden günlük hayatın doğal akışı içinde gayet başarılı bir şekilde işlenmiş.

 

Bana sorarsanız, filmin konusunun "hayvan sevgisi" ön planda tutularak çekilmiş bir "Sevgi" filmi olduğunu söyleyebilirim. Ve çocuğunuzla, eşinizle, sevgilinizle, dostunuzla rahatça ve keyifli bir şekilde izleyebileceğiniz bir film olduğunu da eklerim.

 

Bu arada filmde Su Topu Takımının koçu rolündeki Türk oyuncu Cahit Ölmez'i görmek de çok güzeldi.

 

Filme Verdiğim Puan: 10 üzerinden 8.

 

NOT: Yukarıda okuduğunuz yazı, tarafımdan 15 Şubat 2014 tarihinde yazılmış olup, aynı tarihte bazı değişikliklerle www.turkcealtyazi.org sitesinde yayınlanmıştır.

 

(15 Şubat 2014)


gitarisyen

(M. Feridun GÜLSAN)

 

"SİNEMA YAZILARIM" Sayfasına Geri Dön

 

 

Tasarlayan: gitarisyen

 Bu site en iyi Internet Explorer ile 1024 X 768 çözünürlükte görüntülenir. © 2011