İNSAN KIRKAYAK (2) / THE HUMAN CENTIPEDE II (2011) - Film İncelemesi

gitarisyen

Aşk şarkıları söylemeyi bıraktığımız gün her şeyimizi yitirdik biz. İşte o yüzden durmadan aşk şarkıları söylüyorum.

 

Ne ölümler yaşatırım

İçimde ben

Hiçbiri kalmaz kendime

Bir karlı bahar açar

Gözlerimde yankısız

Kendimi öldürmekten

Yenik düşerim kendime...

Bu sitenin içeriğinden tam olarak faydalanabilmek için sisteminizde

 

JAVA ve FLASH PLAYER

 

yüklü olmalıdır.

İNSAN KIRKAYAK (2) / THE HUMAN CENTIPEDE II (2011) - Film İncelemesi

 
Orijinal / Türkçe Adı:  The Human Centipede (Full Sequence) / İnsan Kırkayak 2
Ülkesi:  Hollanda, İngiltere, A.B.D.
Yapım Yılı:  2011
Türü:  Dram, Korku, Gerilim
Yönetmen:  Tom Six
Oyuncular:  Ashlynn Yennie, Emma Lock, Georgia Goodrick

 

NOT: Aşağıda okuyacağınız yazı, tarafımdan 25 Kasım 2011 tarihinde yazılmış olup, aynı tarihte www.turkcealtyazi.org sitesinde yayınlanmıştır.

 

* Evet, izledim hakim bey, pişman değilim. Bir iki saat önce de birincisini izlemiştim. İlk filmde 3 kişilik bir insan-kırkayak vardı, bunda 12 kişilik bir insan-kırkayak. Ben de bu iki filmden etkilendim. 1200 kişilik bir insan-kırkayak üzerinde çalışma yapmak istiyorum. Ne olur ne olmaz diye de kendimi bu işlere bulaşmadan önce toplumdan tecrit etmek istiyorum. Beni içeri atın hakim bey... İnsanları koruyalım. Kırkayakları da elbette...

 

* Kim ne derse desin, hiçbir şey için değilse bile yönetmen Tom Six'i, her iki filmde de bulduğu psikopat ruhlu insanları canlandırmada oldukça başarılı olan başrol oyuncuları bulabilme yeteneği için kutlamak gerek. Hele bu filmdeki apayrıydı. Babasından taciz görmüş ve annesiyle sorunlu olan şişman cüce rolündeki oyuncu, filmdeki her şeyden daha ürkütücüydü.

 

* Filme gelecek olursak; ilk filmin kendi efsanesini oluşturabilmek için kendi üzerinden döngü kuran ve kendi destanını kendi yazma çabası içinde olan bir film. (Yani "kimse beğenmese, lanse etmese bile, bu filmi ikinci film üzerinden ben lanse ederim, popüler kılarım" tarzında bir anlayış.) Yine de ikinci filmin ilk filme göre bir mesajı olduğu söylenebilir. (Bunu da sanırım yönetmen, benim biraz önce izleyip yorum yazdığım ilk filmde "bu ilk filmde mesaj yok," demem üzerine "gitarisyen'e ayıp olmasın" diye koymuş.) :)))

 

* Filmin konusu şöyle: The Human Centipede filmini sürekli izleyip kafayı bozan ve geçmişinden dolayı sorunları olan obez ve cüce kahramanımız, ilk filmde doktorun yaptığı ameliyeyi bu sefer torna-tezgâh aletleriyle ve 12 kişi üzerinde deniyor. Ama niye yapıyor, bir sormak lâzım. Benim şahsi kanaatim şöyle (ki, bu bir anlamda zorlamayla da olsa filme bir mesaj uydurma çabası da sayılabilir):

 

Filmdeki başrol oyuncumuz babasından sürekli cinsel taciz görmüş bir insandır. Babası bu cinsel tacizler yüzünden hapse girmiştir ve kendisini hiç sevmeyen annesi de babasının hapse girmesinden kahramanımızı sorumlu tutmaktadır. Cinsel geçmişinden dolayı psikolojik sorunları üst düzeye gelmiş olan ve bir kaçış ve sığınak arayan kahramanımız üst üste "The Human Centipede" filmini izleyerek huzuru bulmaktadır. Filmi o kadar izler ki; kendisi de bir insan-kırkayak yapmak ister. Ama onunki 12 kişilik olacaktır. Peki neden 9, 10 ya da 15 değil de illa 12 kişi? Benim şahsi ve naçizane kanaatim şöyle: Baba ve annesinden nefret eden ve ortalama bir hristiyan olduğunu düşündüğü ailesini bilinçaltında dinle ilişkilendirip, Hz. İsa'nın 12 havarisinden yola çıkarak ruhunun kurtuluşa ereceğini düşünmektedir. (Ya da böyle bir şeyler işte.) (Biraz fazla zorlama bir yorum mu oldu acaba?)

 

* Sonuçta başrol oyuncusunun film boyunca tek kelime etmediği (Bu da mesaj ve gönderme sayılabilir mi?) (Neyse canım, illa mesaj aramak zorunda mıyım bu filmde?), ilk filme göre çok daha fazla şiddet ve gerilim dolu, bazılarının midesinin kaldıramayacağı bir film. Üçüncüsü olur mu bilmem, ama kendi adıma bu kadar insan-kırkayağın yeterli olduğunu düşünüyorum.

 

SON BİR NOT: ilk filmde en azından bazı açık hava sahneleri vardı ve doğayı görüp nefes alabiliyorduk. Bunda ise (film siyah-beyaz olduğu gibi) hiçbir açık hava (hatta gündüz) sahnesi yok.

 

Filme Verdiğim Puan: 10 üzerinden 5.

 

(25 Kasım 2011)

 

gitarisyen

(M. Feridun GÜLSAN)

 

"SİNEMA YAZILARIM" Sayfasına Geri Dön

 

 

Tasarlayan: gitarisyen

 Bu site en iyi Internet Explorer ile 1024 X 768 çözünürlükte görüntülenir. © 2011