CHARLY (1968) - Kısa Film Yorumu

gitarisyen

Aşk şarkıları söylemeyi bıraktığımız gün her şeyimizi yitirdik biz. İşte o yüzden durmadan aşk şarkıları söylüyorum.

 

Ne ölümler yaşatırım

İçimde ben

Hiçbiri kalmaz kendime

Bir karlı bahar açar

Gözlerimde yankısız

Kendimi öldürmekten

Yenik düşerim kendime...

Bu sitenin içeriğinden tam olarak faydalanabilmek için sisteminizde

 

JAVA ve FLASH PLAYER

 

yüklü olmalıdır.

 

CHARLY (1968) - Kısa Film Yorumu

 
Orijinal / Türkçe Adı:  Charly
Ülkesi:  A.B.D.
Yapım Yılı:  1968
Türü:  Dram, Bilim-Kurgu
Yönetmen:  Ralph Nelson
Oyuncular:  Cliff Robertson, Claire Bloom

 

Bu filmi tesadüfen buldum. Önceleri öylesine bir bakayım derken, bir baktım ki; filmin içine dalmış gitmiş, konunun ve özellikle “Charly” karakterini canlandıran başrol oyuncusu Cliff Robertson'un hayranı olmuşum. Ancak Cliff Robertson'un bu filmdeki rolüyle 1968 yılında “En İyi Erkek Oyuncu” oscarını aldığını öğrenince bu hayranlığımın boşa olmadığını anladım.

 

İlk izleyişimin hemen arkasından (bu sefer daha yoğunlaşarak) ikinci kere filmi izlediğimde filmden aldığım zevkin azaldığını değil, giderek arttığını gördüm. Bir bilim-kurgudan ziyade bir dramı yansıtan film hakkında araştırma yapma ihtiyacı duyunca öğrendiklerim beni filme daha da bağladı. 1968 yılı yapımı bu film, Daniel Keyes'in “Algernon'a Çiçekler” adlı kitabının bir uyarlamasıydı. Kitap ülkemizde iki ayrı adla (“Algernon'a Çiçekler” ve “Kobay” olmak üzere) değişik zamanlarda piyasaya çıkmış. Kitabın (internette yaptığım araştırmayla) konusunu okuyunca (genellikle çok olumlu eleştiriler ve övgüler almış olan) bu kitabı okumaya karar verdim. Aslında (kitap uyarlaması filmlerin çoğunun çevirisini yaparken yaptığım gibi) önce kitabı okumayı düşündüm ancak, eğer önce kitabı okursam filmden aldığım zevkin azalabileceğine karar verip, kitabı okumayı daha sonraya erteledim. Zira film bu haliyle o kadar güzel, samimi, içten ve duygu yüklü ki, bu büyüyü kaybetmek istemedim.

 

Konusu kısaca 5-6 yaşlarında bir çocuğun zekâsına sahip olan ve okumasını yazmasını düzeltmek için bıkmadan usanmadan gece okuluna devam eden Charly adındaki bir yetişkinin bir klinikte yapılan testler ve ameliyat sonrası IQ'sunun çok yüksek düzeylere erişmesini, ancak bu gelişmeyle birlikte hayatı ve insanları görüp tanıdıkça yaşadığı dramı ve bu arada aşkı keşfetmesini anlatıyor. Klinikte testlere tabi tutulan Charly, Algernon adında bir fareyle yarışıyor hep. Algernon bir kobay faresi ve her testte Charly'yi yeniyor. Charly ile bu fare arasında ister istemez bir dostluk oluşuyor. Charly kendisini yendiği için bu fareye kızmıyor, onu kıskanmıyor. Sadece sürekli olarak büyük bir hayranlıkla farenin çok zeki olduğunu söylüyor. Ancak bir noktadan sonra, kendisinin de zekâsı gelişince Algernon'la aynı kaderi paylaşabileceğinin farkına varıyor. Sonrası ise harika bir teknoloji eleştirisi ve kalp sızısı… (İzleyince ne demek istediğimi anlayacaksınız.)

 

İnternette okuduğum kadarıyla kitap Charly'nin günlükleri şeklinde devam ediyor ve Charly ilk başlarda yazarken günlüğü bol miktarda imlâ hataları, yazım yanlışlarıyla dolu. Ancak kitap ve günlükler ilerledikçe Charly'deki zekâsal ilerlemeye paralel olarak bu yanlışlar da kayboluyor. (Bu kitap tekniğiyle de kitabı okumak için sabırsızlanıyorum.) Filmde işin bu yönüne yer verilmemiş ve kısaca başka bir şekilde anlatılmış olmakla birlikte, yine de Charly'nin ilk başlardaki heceleme, yazım, imlâ yanlışlarına yer veriliyor.

 

Bugüne kadar çevirisini yaptığım bazı filmleri pek sevmedim, bazılarını ise çok sevdim. Ama ilk defa (özellikle konusu ve oyunculuğuyla çok göz dolduran) bir filmin benim dışımda da olabildiğince çok sinemasever tarafından izlenmesini arzu etmekteyim. Yine de bazı sinemaseverlerin hoşuna gitmeyeceği ihtimalini de göz önünde bulundurarak şöyle söyleyeyim: Ben kendi adıma filmi çok sevdim ve başucu filmim olarak belirledim.

 

Kitabı okuyunca film hakkındaki düşüncelerim değişir mi, bilmiyorum. Ama Cliff Robertson'un oyunculuğu, canlandırdığı Charly karakterinin o masum, saf, iyiniyetli, sevecen ve çocuk bakışlarıyla, yüz ifadeleri hayatım boyunca hiç aklımdan çıkmayacak.

 

Filme Verdiğim Puan: 10 üzerinden 9.

 

NOT: Yukarıda okuduğunuz yazı, tarafımdan 31 Temmuz 2012 tarihinde yazılmış olup, aynı tarihte bazı değişikliklerle www.turkcealtyazi.org sitesinde yayınlanmıştır.

 

(31 Temmuz 2012)


gitarisyen

(M. Feridun GÜLSAN)

 

"SİNEMA YAZILARIM" Sayfasına Geri Dön

 

 

Tasarlayan: gitarisyen

 Bu site en iyi Internet Explorer ile 1024 X 768 çözünürlükte görüntülenir. © 2011