BRUTAL RELAX (2010) - Film İncelemesi

gitarisyen

Aşk şarkıları söylemeyi bıraktığımız gün her şeyimizi yitirdik biz. İşte o yüzden durmadan aşk şarkıları söylüyorum.

 

Ne ölümler yaşatırım

İçimde ben

Hiçbiri kalmaz kendime

Bir karlı bahar açar

Gözlerimde yankısız

Kendimi öldürmekten

Yenik düşerim kendime...

Bu sitenin içeriğinden tam olarak faydalanabilmek için sisteminizde

 

JAVA ve FLASH PLAYER

 

yüklü olmalıdır.

BRUTAL RELAX (2010) - Film İncelemesi

 
Orijinal / Türkçe Adı: Brutal Relax  
Ülkesi: İspanya  
Yapım Yılı: 2010  
Türü: Gerilim, Kısa Metraj, Komedi, Korku  
Yönetmen: Adrián Cardona, Rafa Dengra, David Muñoz  
Oyuncular: Dzh.A. Moreno, Fito Delgado, Jose Ma. Angorilla, M. Pilar Ochando  

 

NOT: Aşağıda okuyacağınız yazı, tarafımdan 04 Ocak 2011 tarihinde yazılmış olup, aynı tarihte bazı değişikliklerle www.turkcealtyazi.org sitesinde yayınlanmıştır.

 

Film; üç İspanyol yönetmenin (Rafa Dengra, Adrian Cardona ve David Muñoz) yönettiği, 15 dakikalık korku-komedi karışımı, 2010 yılı yapımı kısa metrajlı bir film. Başrolde J. M. Angorrilla oynamış. Ama ne oynamış! Sırf bu adamın gülümsemesi için filmi 7-8 kere tekrar tekrar izledim.
 

"Korku-komedi karışımı" dedim film için. Ancak kısa metrajlı bir film için çok da uslu bir film olduğu sanılmasın. Sanıyorum bazılarının midesini bulandıracak ve korkutabilecek bolca sahne var filmde. (Bende mide bulantısı refleksi olmadığı için, bu tarz filmleri çok rahat bir şekilde ve herhangi bir rahatsızlık/mide bulantısı v.s. duymadan izleyebiliyorum. Ama filmi gösterdiğim birkaç arkadaşımın bazı sahnelerde midesi kalktı.) Filmde insanların kafaları kopuyor, kafatasları parçalanıp içinden beyinler alınıyor, göğüsleri yarılıp kaburgaları çıkartılıyor, bacakları ayrılıp iç organları saçılıyor, hatta parçalanmış bir çocuk cesedi sopa olarak kullanılıyor. Bu nedenle, eğer mideniz bu tarz sahneleri kaldırmıyorsa uzak durmanızda fayda var.
 

Filmin konusuna gelince:
 

Sinir sorunları olan Bay Olivares, kapalı tutulduğu akıl sağlığıyla ilgili bir kurumdan davranışlarının düzelmesi nedeniyle salınır. Doktoru ona, bir tatile çıkmasını önerir. Ancak Bay Olivares'in ne olursa olsun sakin kalması, sinirlenmemesi, rahatlaması ve ajite olmaması lâzımdır. Bu öneri üzerine tatile çıkan Bay Olivares, insanların bolca bulunduğu bir plaja gelir ve kulaklığıyla kaset-çalarından müzik dinleyerek çamur banyosu yapmaya başlar. Müzik onu rahatlatmaktadır ve bu yüzden etrafında olan hiçbir şeyin onun için önemi yoktur. Bu arada denizden zombi-deniz yaratığı karışımı adamlar çıkmış ve plajdakilerin -hem de akıllara ziyan bir şekilde- canlarına okumaktadırlar. Ancak bu zombi yaratıkların bilmediği bir şey vardır: Bay Olivares sinirlenince gözü hiçbir şey görmemektedir ve plajda katliam devam ederken kaset-çalarının pili bittiği için çok sinirlenmiştir!
 

Film aslında kısacık süresi içerisinde her şeyle dalga geçmiş. Hem de bunu epey abartıyla yapmış. Zombi filmleriyle, komedi filmleriyle, korku filmleri ve bu filmlerdeki korku ögeleriyle, psikolojik filmlerle, rahatsız edici filmlerle, hatta macera ve dram filmleriyle bile dalga geçilmiş. Ama film, tüm rahatsız edici unsurlarına rağmen çok eğlendiriyor. Müzikleri, çekimleri ve konusu hoşuma gitti. Hatta bazı yerlerde bilerek kötü/abartılı oyunculuk bile kullanmışlar. Başka ellerde insanı tir tir titretecek bir korku/terör filmi olabilecekken, amaçlı olarak baştan sona bir komedi tadı bulmak mümkün. Ve yine söylüyorum; "Bay Olivares" rolündeki J. M. Angorrilla'nın suratına yapışan o aptal gülümsemeye tek kelimeyle bittim.

 

 

(04 Ocak 2011)

 

gitarisyen

(M. Feridun GÜLSAN)

 

"SİNEMA YAZILARIM" Sayfasına Geri Dön

 

 

Tasarlayan: gitarisyen

 Bu site en iyi Internet Explorer ile 1024 X 768 çözünürlükte görüntülenir. © 2011