AZINLIK RAPORU (2002) - Kısa Film Yorumu

gitarisyen

Aşk şarkıları söylemeyi bıraktığımız gün her şeyimizi yitirdik biz. İşte o yüzden durmadan aşk şarkıları söylüyorum.

 

Ne ölümler yaşatırım

İçimde ben

Hiçbiri kalmaz kendime

Bir karlı bahar açar

Gözlerimde yankısız

Kendimi öldürmekten

Yenik düşerim kendime...

Bu sitenin içeriğinden tam olarak faydalanabilmek için sisteminizde

 

JAVA ve FLASH PLAYER

 

yüklü olmalıdır.

AZINLIK RAPORU (2002) - Kısa Film Yorumu

 
Orijinal / Türkçe Adı:  Minority Report / Azınlık Raporu
Ülkesi:  A.B.D.
Yapım Yılı:  2002
Türü:  Aksiyon, Gizem, Bilim-Kurgu
Yönetmen:  Steven Spielberg
Oyuncular:  Tom Cruise, Max Von Sydow, Steve Harris

 

Çok adını duymama ve hep izlemeyi istememe rağmen bugüne kadar izlemeyi ertelediğim ve izledikten sonra bu kadar geç izlediğime pişman olduğum bir film. Her şeyden önce Steven Spielberg'in neden bu kadar önemli ve başarılı bir yönetmen olduğunu bu filmde kanıtlarıyla gördüm. Daha önceki filmlerinin (bazılarını beğenmesem de) çoğunu zevkle izlememe rağmen bu filmdeki "gelecek algısı" çok hoşuma gitti. Şöyle ki; genelde bilim-kurgu tarzı filmlerde gelecekle ilgili bir klişe tutturulmuştur ve hep öyle kullanılagelmiştir. Çoğu yönetmen sanki bir tabuymuş gibi bunun dışına pek çıkmamıştır. Örneğin silahlar anlamsızca ışın tabancaları şeklinde tasarlanır, karmaşık düğmeler ya da hologramik unsurlar v.s. vardır ve bunlar günümüzden ya da günümüzdeki eşya anlayışından çok uzaktır. Bu filmde ise (yine aynı unsurlar kullanılmasına rağmen) 2054 yılında geçen konusu itibariyle kullanılan teknoloji günümüze hiç de yabancı olmayan, sade ve doğal akışıyla ilerleyerek 2054 senesine varmış bir teknoloji olarak karşımıza çıkıyor ve sırıtmıyor. Makineler, silahlar, cep telefonları hafif tasarım değişiklikleriyle bundan 25-30 sene sonra "olabilecekmiş" değil, "olacakmış" havasıyla verildiği için filmi samimi kılıyor ve izleyeni filmin içine çekerek seyir zevki yüksek bir atmosfer sunuyor.

 

Bunun dışında söyleyebileceklerim başarılı bir senaryo olduğu, oyunculukların yerli yerinde olduğu, türün meraklılarının beklentilerini karşılayabilecek bir film olduğudur. Filmde yine satır aralarında (Stieven Spielberg filmlerinde bazen gördüğümüz üzere) din olgusuna Danny Witwer karakteri üzerinden de yer verilmiş olması ve "kâhin" kavramıyla birlikte, suçu işlemeden önce geleceği görerek suçu işleyecek insanların yakalanması üzerine suçun aslında hiç işlenmemiş olması ve bu anlamda bir "suçlu"nun olup olmayacağı felsefesine de göz atması bakımından güzel ve beklentilerimi karşılayan bir seyirlik olduğunu düşünüyorum.

 

Bence benim kadar geç kalmadan izlemeniz gereken ve sevebileceğiniz bir film.

 

Filme Verdiğim Puan: 10 üzerinden 8.

 

NOT: Yukarıda okuduğunuz yazı, tarafımdan 19 Mayıs 2012 tarihinde yazılmış olup, aynı tarihte bazı değişikliklerle www.turkcealtyazi.org sitesinde yayınlanmıştır.

 

(19 Mayıs 2012)

 

gitarisyen

(M. Feridun GÜLSAN)

 

"SİNEMA YAZILARIM" Sayfasına Geri Dön

 

 

Tasarlayan: gitarisyen

 Bu site en iyi Internet Explorer ile 1024 X 768 çözünürlükte görüntülenir. © 2011