SİNEK

gitarisyen

Aşk şarkıları söylemeyi bıraktığımız gün her şeyimizi yitirdik biz. İşte o yüzden durmadan aşk şarkıları söylüyorum.

 

Ne ölümler yaşatırım

İçimde ben

Hiçbiri kalmaz kendime

Bir karlı bahar açar

Gözlerimde yankısız

Kendimi öldürmekten

Yenik düşerim kendime...

Bu sitenin içeriğinden tam olarak faydalanabilmek için sisteminizde

 

JAVA ve FLASH PLAYER

 

yüklü olmalıdır.

SİNEK

 

Sinek, yerde çırpınıp duruyordu. Daha doğrusu çırpınamıyordu: Kanatlarından biri yere yapışmış, kımıldayamıyordu. Ayaklarıyla uğraşıp durmasına rağmen kendisini bir türlü kurtaramıyordu. Çocuk, havada uçarken gazeteyle kendisine vurmuş; önce yere düşürmüş, yere düşer düşmez de iyice ölsün diye gazeteyi bir kez daha indirmişti üzerine. Keşke ölseydi; ölmemişti işte. Neredeyse tüm organları ezilmiş, üstelik kanatlarından biri de düştüğü yere yapışıp kalmıştı. Bulunduğu durumdan kurtulmak için çabaladıkça çabalıyor, buysa acılarını arttırmaktan başka bir işe yaramıyordu.
 

İlk önce büyük bir yaşama içgüdüsüyle çırpınmış, şimdiyse bir gazete darbesinin daha üzerine gelerek bu acının bitmesi için petek gözlerindeki binlerce deliği kocaman açmıştı. Hoş: bulunduğu durumda kurtulsa ne olacaktı ki? Besinleri eritip yemeye yarayan hortumu iyice ezilmişti. Artık çabalamaktan iyice yorulmuş, müthiş acılar içinde bekliyordu.
 

Yaşamaya başlayalı bir ay olmuştu. Bu bir ay içinde binlerce saldırıdan kurtulmuş, her tarafı gören gözleri onu neredeyse bütün tehlikelerden korumuştu. Çöplükleri, tuvaletleri, bulduğu her pis yeri dolaşmış; açık bulduğu mutfak pencerelerinden girmiş; etlerin, reçellerin, yağların üzerine konup karnını doyurmuştu. Bütün bunları yaparken ölmenin, yok olmanın ne olduğunu düşünmemişti bile. Tüm benliğiyle hissettiği şeyler yemek ve üremekti yalnızca…
 

Şimdiyse bu acıdan kurtulmanın tek yolunun varlığının ortadan kalkmasına bağlı olduğunu görüp, bir şekilde duyumsuyordu bunu. Anlaşılmaz bir şekilde anlıyordu. Nasıl anladığını anlamadan anlıyordu. Artık karnının doyması ya da üremek hiç de önemli düşünceler değildi. Artık tek ve en önemli düşünce varlığının yitmesiydi.
 

Varlığının kaybolması…
 

Garip bir biçimde bildiği, yok olması gerektiği duygusu.
 

Ve sinekler intihar edemezler, üstelik petek gözleri de hiç kapanmazdı…
 

(Haziran 2006)

 

gitarisyen

(M. Feridun GÜLSAN)

 

"ÖYKÜLERİM" Sayfasına Geri Dön

 

Tasarlayan: gitarisyen

 Bu site en iyi Internet Explorer ile 1024 X 768 çözünürlükte görüntülenir. © 2011