BİR GÜN TEK BAŞINA / Vedat TÜRKALİ

gitarisyen

Aşk şarkıları söylemeyi bıraktığımız gün her şeyimizi yitirdik biz. İşte o yüzden durmadan aşk şarkıları söylüyorum.

 

Ne ölümler yaşatırım

İçimde ben

Hiçbiri kalmaz kendime

Bir karlı bahar açar

Gözlerimde yankısız

Kendimi öldürmekten

Yenik düşerim kendime...

Bu sitenin içeriğinden tam olarak faydalanabilmek için sisteminizde

 

JAVA ve FLASH PLAYER

 

yüklü olmalıdır.

BİR GÜN TEK BAŞINA / Vedat TÜRKALİ

 

DÜŞÜNCE AKIŞI, BİR AŞK ÖYKÜSÜ VE TOPLUMSAL ÇALKANTILAR

 

Çağdaş Türk romanları içerisinde apayrı bir yere koyduğum “Bir Gün Tek Başına” romanını ilk okuduğumda ve kitabın yazarı Vedat Türkali’nin bu romanı sadece 30 yaşında yazdığını öğrendiğimde ne kadar şaşırdığımı anlatamam. Zira alışık olmadığımız bir kurgunun yanı sıra çok kuvvetli karakter tahlilleri ve ana öyküye bağlı olarak giden derinlemesine ince işlenmiş bir arka plan vardı. Sanırım böyle bir romanı benim yazabilmem için en az 50 yaşına gelmem, iyi bir donanıma sahip olmam ve yakın tarihi çok iyi araştırmam gerekirdi.

 

Roman edebiyat tarihimizdeki “düşünce akışı” tekniğiyle yazılmış –bildiğim kadarıyla- ilk kitaptır. Romanın kahramanı Kenan’ı yaşadığı olayların yanı sıra iç sesiyle de sürekli dinler ve onu anlamak bir yana, onunla bir bütün oluruz. Bu haliyle müthiş bir psikolojik gösteriye sahne olan roman, heyecan verici kurgusuyla, ön plandaki yasak aşk öyküsü ve arka plandaki 1960 ihtilalini hazırlayan siyasi olaylarla akıcı bir şekilde dramatize edilmiştir.

 

Romanın bizi daha ilk sayfalarından itibaren içine alan baş karakteri Kenan evli, bir çocuğu olan bir adamdır. Kendine ait bir kitapçı dükkânı vardır. Karısı onu sevmektedir. Ancak kendi içinde fırtınalar kopmakta ve neredeyse kendini ve sindirilmişliğini sorgulayıp kendine küstüğü her seferinde çevresinden biraz daha kopmaktadır. Bir gün bir toplantıda tanıştığı Günsel, içindeki tüm yaşanmamışlıklara karşılık gelen üniversiteli bir genç kızdır ve aralarında yasak bir aşkın başlaması uzun sürmez. Bir taraftan yasak aşkı ve karısı arasında karmaşık duygular içerisinde gidip gelen Kenan, bir taraftan da 60 ihtilaline giden yoldaki toplumsal olaylar içerisinde savrulacak ve roman müthiş bir finale doğru gidecektir.

 

Bu roman için daha ne söyleyebilirim bilmiyorum. Sadece romanı övmek için yazacağım her sözcüğün yetersiz kalacağını hissediyorum. Ama şu kadarını söyleyeyim ki; eğer okumadıysanız mutlaka okuyun. Ne demek istediğimi anlayacaksınız o zaman…

 

(22 Şubat 2012)

 

gitarisyen

(M. Feridun GÜLSAN)

 

"EDEBİYAT YORUMLARIM" Sayfasına Geri Dön

 

Tasarlayan: gitarisyen

 Bu site en iyi Internet Explorer ile 1024 X 768 çözünürlükte görüntülenir. © 2011