TÜRKÇE İŞ YERİ TABELALARI VE BELEDİYELER

gitarisyen

Aşk şarkıları söylemeyi bıraktığımız gün her şeyimizi yitirdik biz. İşte o yüzden durmadan aşk şarkıları söylüyorum.

 

Ne ölümler yaşatırım

İçimde ben

Hiçbiri kalmaz kendime

Bir karlı bahar açar

Gözlerimde yankısız

Kendimi öldürmekten

Yenik düşerim kendime...

Bu sitenin içeriğinden tam olarak faydalanabilmek için sisteminizde

 

JAVA ve FLASH PLAYER

 

yüklü olmalıdır.

TÜRKÇE İŞ YERİ TABELALARI VE BELEDİYELER

 

Her ne kadar özgürlüklerin kısıtlanmaması gerektiğini düşünsem ve bu nedenle Türkçe hassasiyeti açısından dükkân, iş yeri ve şirket sahiplerinin tabelalarında Türkçe isimleri özgür iradeleriyle kendiliklerinden, isteyerek ve bu sorumluluğu hissederek kullanmaları gerektiğine inansam da; dil birliğimizi sağlamak, iş yeri isimleri konusundaki yabancı kelime kirliliğinin önüne geçmek ve bir standart oluşturabilmek bakımından devletin, Türk Dil Kurumu'nun ve özellikle belediyelerimizin bu konuda önlemler alabileceğini, müdahaleler yapabileceğini ve yaptırımlar koyabileceğini düşünüyor ve savunuyorum.

 

Şimdi elbette "Yabancı kelimelerden kastın ne? Belediye, irade, standart gibi kelimeler Türkçe mi? Bunları kullanıp kullanmamaya karar verirken ölçü ne olacak?" gibi soruları soranlar olacaktır. Ancak benim burada söylemek istediğim şey; dilimize yerleşmiş olan yabancı kelimeler ya da Türkçe karşılığı bulununca kendiliğinden ortadan kalkacak veya kalkmış olan "konuk kelimeler" değil. Örneğin "fuel oil" kelimesi bir zaman dilimizde kullanılırken artık "akaryakıt" kelimesi bunun yerini almış ve "fuel oil" kelimesine ihtiyaç kalmamıştır. Yine dilimizde eskiden "hakim" ve "müddei umumi" kelimeleri kullanılırken; bunların yerine "yargıç" ve "savcı" kelimeleri getirilmiştir. "Müddei umumi" kelimesinin yerine getirilen "savcı" kelimesi dilimize yerleşmiş ve artık "savcı" sözcüğü kullanılır olmuştur. Ancak bunun yanında "hakim" kelimesinin yerine kullanılan "yargıç" kelimesi çok da benimsenmemiş ve "hakim" kelimesinin kullanımına devam edilerek bu kelime artık dilimize yerleşmiştir. Kısaca dil yaşayan bir varlık olduğundan dolayı, zaman içerisinde bazı kelimeleri kabul ederek benimsemiş, bünyesine kabul etmiş ve bu şekilde yabancı kökenli bile olsalar Türkçenin söz dağarcığı içine almıştır.

 

Ancak bir de günümüzde çokça karşımıza çıkan -ve genellikle Türkçe İngilizce karışımı olan- bazı iş yeri isimleri var ki; sanırım bunlara "Türkilizce" demek yanlış olmaz. "Everything Gıda Pazarı", "Mulen Ruj Bakkal", "Cartel Erkek Kuaförü", "Moon Light Cafe Nargile" ve buna benzer birçok iş yeri ismi, hem bilinçsizce konulması, hem özentinin ne boyutlara geldiğini göstermesi hem de yabancı dillerle Türkçeyi karıştırarak bir anlam garabetine boğması açısından konunun ne boyutlara geldiğini göstermektedir.

 

İşte bu nedenlerle iş yerlerine verilen yabancı isimler konusunda -özellikle iş yerlerine ruhsat veren- belediyelerimizin yapabileceği müdahaleler, koyacağı kurallar ve alacağı kararlar olduğuna inanıyorum. Ve bu sayede gelecekte çocuklarımızın yabancı kelime işgalinden bir nebze de olsa kurtulacağını, etrafımızda günümüzde kullanılan karışık ve anlamsız bir jargon / argo / kelimeler kalabalığı yerine giderek daha çok Türkçe kelimeler göreceğimizi ve bunun sonucunda da Türkçe hassasiyeti ve bilincinin yerleşeceğini, dilimizi daha da tanıyıp seveceğimizi düşünüyorum.

 

Elbette artık neredeyse bir köy haline gelmiş bir dünyada yaşadığımız için sınırlar kalkmış bulunmakta ve her ülkede olduğu gibi bizim ülkemizde de yabancı isme sahip olan uluslararası markalar ve onların şubeleri var. Onlara bir şey demek belki mümkün ve hakça olmayabilir, ancak örneğin bundan sonra açılacak ve belediyelerden işletme ruhsatı almak zorunda olan iş yerlerinde Türkçe isim zorunluluğu aranabilir, Türkçe ismi olan iş yerlerine plaketler veya teşekkür belgeleri verilebilir.

 

Bu konuda belediyelerimizin yapabileceklerine gelecek olursak; benim hemen aklıma gelen ve bazı belediyelerimizde örnekleri de olan uygulamalar şöyle sıralanabilir:

 

1-) Türkçe ismi olan iş yerlerine belediyeler teşekkür belgesi veya plaket verebilir. Bunu engelleyen bir yasal hüküm olmadığı gibi toplumun büyük çoğunluğu tarafından da destekleneceğini düşünüyorum. Nitekim Fethiye Belediyesi Türkçe ismi olan iş yerlerine teşekkür belgesi verilmesi projesine destek verdiği gibi, 2004 yılından itibaren de işletme ruhsatı almak zorunda olan tüm iş yerlerinde Türkçe isim zorunluluğu aramaktadır.

 

2-) Yine belediye meclisleri dilimizi korumak, kullanımını özendirmek ve yabancı kelime kirliliğinin önüne geçmek adına yabancı isimle iş yeri açılmasını yasaklayan ya da engelleyen kararlar alabilirler. (Nitekim Erzincan ve Eskişehir belediyeleri meclis kararıyla yabancı isimle iş yerleri açılmasını yasaklamışlardır.) Yukarıda da değindiğim gibi belediye meclisi tarafından örneğin "iş yeri açmak için belediyelerden işletme ruhsatı almak zorunda olan iş yerlerine Türkçe isimler konulması zorunluluğu getiren" bir karar alınmak suretiyle bu konuya işlerlik kazandırılabilir. Bu da hem toplum hem de Türk Dil Kurumu tarafından desteklenecek bir uygulama olur.

 

Nitekim Denizli Belediye Meclisi, 2007 yılı Temmuz ayı toplantısında, iş yerlerinde Türkçe isim kullanma zorunluluğu getirmiş, Türk Dil Kurumu da bunun üzerine Denizli Belediye Başkanı Nihat Zeybekci’yi, Türk Dil Kurumu Onur Belgesi’yle ödüllendirmiştir.

 

Öneminden ve bu konudaki hassasiyeti göstermesi bakımından kararı aşağıya alıyorum.

 

Denizli Belediye Meclisinin 11 Temmuz 2007’de 446. madde olarak ‘İlan ve Reklâm Tanıtım Yönetmeliği’nde karar alarak iş yerlerinde Türkçe isim kullanma zorunluluğu getirdiği kararı şöyle:

 

"Madde 24-4: Tescilli markalar ile oda ve resmi kurumlarca bu yönetmeliğin yürürlüğe giriş tarihine kadar kayıt ve tescil edilmiş ticaret unvanları saklı kalmak üzere, bu yönetmeliğin kapsamına giren her türlü ilan, reklam ve tanıtım amacıyla konulan pano, tanıtıcı levha, tabela, afiş ve benzerleri ile diğer uygulamalarda Türk Dilinin ve Türk sözcüklerinin kullanılması zorunludur.

 

Türk Alfabesi’ndeki 29 harf içinde yer almayan harfler ile Türk Dili’nin temel kurallarına aykırı yabancı kaynaklı sözcükler kullanılamaz. Aksine hareket edenler hakkında yönetmeliğin ve ilgili yasaların cezai hükümleri tatbik edilir. Bu hükme aykırı, tabela, ilan vb kullanan iş yerlerine açma ruhsatı verilemez."

 

3-) Bunların dışında özellikle iş yerlerinden ilan-reklâm vergisi alınırken Türkçe ismi olan ve olmayan iş yerleri ayrımına gidilebilir. Türkçe olmayan tabelalardan daha fazla vergi alınabileceği gibi, Türkçe isimli firma tabelalarının metre karesinden alt birim reklâm vergisi alınırken, yabancı isim kullanan firmalardan reklâm vergisi üst birimden alınabilir. Yine mevzuatta belediyelerce alt sınırı ve üst sınırı gösterilen vergiler alınırken, Türkçe işletme ismi kullanmayan iş yerlerinden üst sınırlardaki miktar ya da oranlardan hareket edilebilir. Bu uygulamayı hayata geçirmiş olan belediyelere örnek verecek olursak Karaman, Aydın ve Sivas Belediyelerini sayabiliriz.

 

Karaman Belediye Meclisi levha vergileri konusundaki daha önce bulunan "Türkçe olmayan levhalardan % 50 daha fazla vergi alınması" maddesini değiştirmiş , % 50 değil, % 100 daha fazla vergi tahakkuk ettirilmesi hususunda Belediye Başkanına yetki vermişlerdir. Belediye Başkanı’nın bu konudaki sözleri, iş yerlerine istediği ismi koyabilme özgürlüğünü savunanlara yanıt olabilecek nitelikte olduğundan ve hoşuma gittiğinden aşağıya alıyorum:

 

Bu konu ile ilgili bir açıklama yapan Belediye Başkanı "Liberal ekonomide kişilerin, kurumlarına istedikleri isimleri koymasında yasal bir sakınca yoktur. Fakat levha vergilerini tespit etmeye yetkili olan Belediye, 'Yabancı Kelimelerden Oluşan Levhalara' takdir yetkisini kullanarak bu uygulamayı yapabilmektedir" sözleriyle bu konuda hassasiyet gösterdiklerini ve bu kuralı titizlikle uygulayacaklarını ifade ederken, bunu kanunlarla kendilerine verilen takdir yetkisi sınırları içerisinde yaptıklarının altını çizmiştir.

 

Yine Sivas Belediye Meclisi tarafından da, iş yeri tabelalarında Türkçe isim kullanılmasını teşvik etmek maksadıyla karar alınmış, buna göre Türkçe isimli firma tabelalarının metre karesinden alt birim reklâm vergisi alınırken, yabancı isim kullanan firmalardan tabela vergisinin üst birimden alınacağı ifade edilmiştir.

 

Biraz araştırdığım ve gördüğüm kadarıyla yukarıda saydığım bazı belediyelerin uygulamaları dışında birçok belediye de bu konuda meclisleri yoluyla tavsiye niteliğinde kararlar almaktadırlar.

 

Sonuç olarak; belediyelerimiz dilimizin korunması, yabancı kelimelerin işgalinden kurtulması ve dil kirliliğinin önlenmesi yolunda bu ve benzeri yöntemlerden biri veya birkaçını seçerek hareket edebilir. Yukarıda birkaç örneğini verdiğim belediyelerin bu konuda yaptığı uygulamalar, halk tarafından takdirle karşılanacağı gibi Türk Dil Kurumu ve devletin diğer kurumları tarafından da desteklenecektir.

 

Konuya Anayasal haklar veya kanunlar açısından bakıldığında da bir sakınca olduğunu düşünmüyorum. Zira burada önemli olan Türkçe konusunda hassasiyet gösterilmesi ve buna bağlı olarak dilimizin korunmasıdır ve bu konuda sorumluluğu olduğunu düşündüğüm belediyeler kanunlarca kendilerine verilen takdir yetkilerini kullanarak Türkçemizin yabancı iş yeri isimleriyle işgal altına girmesini önlemeye çalışmaktadırlar. (Kaldı ki, bunun aksine bir mevzuat da yoktur.) Bu da hem günümüz hem de gelecek açısından sosyal ve kültürel belediyecilik anlayışının en önemli ve en güzel yönlerinden birini oluşturacak ve belediyeleri diliyle, birliğiyle ve halkıyla daha ileriye taşıyacaktır.

 

Elbette iş yeri sahiplerinin böyle yaptırımlara gerek kalmadan kendiliklerinden bu hassasiyeti göstermesi çok daha iyi, doğru ve doğal olur. Ancak elbette ki, bu bir süreçtir ve zaman alacaktır. Vatandaş olarak bizim de yabancı ismi olan iş yerlerine itibar etmememiz ve bilinçli hareket etmemiz bu süreci hızlandıracaktır. Ancak o bilincin oluşması ve gelişmesi için biraz özendirme ve teşvik amaçlı olarak bazen de küçük yasaklarla hareket etmek sanırım yanlış olmaz.

 

Burada hemen şunun da altını çizmek isterim ki; konuyu (özgür bireylerin iş yerlerine istediği ismi koyabilmesi bakımından) hak ve özgürlüklere müdahale veya yasaklar koyarak zorluklar çıkarma olarak görmemek gerek. Ben bunu tıpkı sigara yasağı gibi düşünüyorum. Kapalı yerlerde sigara içilmesi yasaklandığı ve bu konuda kanun ve yönetmelikler çıkarıldığı zaman bütün tiryakiler bunu belki de sigara içme özgürlüklerine müdahale olarak görmüşlerdi. Oysa ki, ben kapalı yerde sigara içerken, yanımda içmeyen kişinin sağlıklı yaşama hakkı ve sigarasız, dumansız bir ortamda bulunma / yaşama özgürlüğü ne olacaktı? İşte bu yüzden toplumda "sigara yasağı" giderek tiryakiler tarafından bile benimsendi ve kapalı yerlerde sigara içmemek artık bir alışkanlık oldu. İşte, konuyu bu açıdan düşünürsek ortaya şöyle bir tablo çıkıyor: Ben iş yerime isim koyarken "Nasıl olsa özgürüm," diyerek yabancı kelimelerle dolu bir unvanı tercih edersem, bu tabelaları görerek "Benim de iş yerleri yabancı kelimelerle işgal edilmemiş ve kirletilmemiş bir ülkede özgürce dolaşabilme hakkım ne olacak?" diyenlere ne cevap vereceğim? Tıpkı sigara yasağının konuluş amacında olduğu gibi, nasıl insanların dumansız bir alanda, sağlıklı bir şekilde yaşamayı isteme hakkı varsa ve bu hak bu konudaki yasağı meşru kılıyorsa; yine insanların Türkiye'de, Türkçe konuşulan, yazılan (konuşulması ve yazılması gereken) bir ülkede etrafları iş yeri levhalarındaki yabancı kelimelerle (hatta bırakın yabancı kelimeyi, Türkçe - İngilizce - Fransızca ne olduğu belirsiz garip tamlamalarla) kuşatılmış bir şekilde dolaşmayı ve bu işgali görmeyi istememeye hakkı olması da bu konudaki bazı yasakları meşru kılacaktır. Ve umuyorum ki, zamanla bu yasaklarla korunan bir şey değil, bu ülkenin bütün insanları tarafından kendiliğinden titizlikle üzerinde durulan bir konu olacaktır.

 

Bir “kebabchi”de değil bir lokantada yemek yiyebileceğimiz günlere erişmek ve o günlere eriştiğimizde belediyelerimizin de bu konuda önemli katkılar yaptığının farkında olmak dileğiyle…

 

(14 Temmuz 2014)

 

gitarisyen

(M. Feridun GÜLSAN)

 

"DENEMELERİM" Sayfasına Geri Dön

 

Tasarlayan: gitarisyen

 Bu site en iyi Internet Explorer ile 1024 X 768 çözünürlükte görüntülenir. © 2011